Miras Paylaşımında Devrim: Milyonlarca Kişiyi Etkileyecek Yeni Düzenlemeler!
Türkiye genelindeki milyonlarca yurttaşı doğrudan ilgilendiren gayrimenkul hukuku ile ilgili önemli bir reform çalışması son aşamasına geldi. Adalet Bakanlığı bünyesindeki mevzuat çalışmalarıyla, birden fazla hissedara ait olan ev, arsa ve tarlaların icra yoluyla satış işlemleri yenilenecek. Bu düzenleme, uzun yıllar süren ortaklığın sona erdirilmesi davalarında yaşanan haksızlıkların ve aile içindeki huzursuzlukların önlenmesini amaçlıyor. Yeni düzenleme, yargı sisteminin yükünü hafifletmenin yanı sıra, gayrimenkullerin değerinde güvenli bir şekilde el değiştirmesini sağlamayı hedefliyor.
Mevcut uygulamada, miras kalan taşınmazların mahkeme kararları doğrultusunda icra müdürlükleri aracılığıyla doğrudan üçüncü kişilerin katılabildiği ihalelere çıkarılması, birçok mağduriyete neden oluyordu. Yeni kanun tasarısında ise mülkiyet haklarının öncelikle aile içinde korunmasına odaklanılıyor. Adalet Bakanlığı, mülklerin yabancı alıcılara düşük fiyatlarla geçişini engellemeyi amaçlarken, bu sayede dava süreçlerini kısa tutmayı ve taraflar arasındaki ekonomik dengeyi korumayı planlıyor. Tasarının önümüzdeki dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirileceği bekleniyor.
İhalelerde İlk Aşamada Sadece Hissedarlar Yer Alacak
Hazırlanan hukuki düzenlemenin en önemli maddesi, satış sürecinin aşamalı bir yapıya kavuşturulmasıdır. Yeni sistemde, miras kalan bir mülkün icra veya sulh hukuk mahkemeleri aracılığıyla satışına karar verildiğinde, ilk açık artırmaya dışarıdan katılım kesinlikle yasaklanacak. İlk oturumda yalnızca mülk üzerinde hisse hakkına sahip olan resmi mirasçılar teklif verebilecek. Bu sayede aileye ait gayrimenkulün dışarıdaki yatırımcılara veya fırsatçılara geçmeden önce, aile üyeleri tarafından satın alınması hukuki bir güvenceyle sağlanacak.
Hissedarlar arasında düzenlenecek bu özel ihale, mülkün aile içinde kalmasını teşvik ederken, uzun zamandır anlaşmazlık yaşayan kardeşler veya akrabalar için de adil bir çözüm sunmayı amaçlıyor. Rızaya dayalı bir paylaşım sağlayamayan taraflar, devlet gözetimindeki bu açık artırmaya katılarak taşınmazın tek bir mülk sahibi altında toplanmasına yardımcı olabilecek. Bu aşama, mirasçıların mülkiyet üzerindeki öncelikli haklarını geliştirmekle kalmayacak; aynı zamanda yabancıların sürece müdahalesini engelleyerek fiyat manipülasyonunu ortadan kaldıracak.

İlk İhalede Alıcı Olmaması Halinde İkinci Aşamaya Geçilecek
İlk ihale sürecinde hissedarlardan herhangi birinin teklif vermemesi ya da mülkü satın almaktan vazgeçmesi durumunda, sürecin ikinci aşaması devreye girecek. Yalnızca mirasçılara yönelik bu ilk oturum sonuçsuz kalırsa, gayrimenkulün satışı genel katılıma açılacak. Bu ikinci aşamaya hem şirketler hem de bireysel yatırımcılar katılarak teklif verebilecek. Böylelikle, satış sürecinin tıkanması engellenecek ve mülk, piyasa koşullarında nakde çevrilebilecek.
Genel katılıma açık olan bu ikinci ihale, hissedarların alıcı olmadığı durumlarda gayrimenkulün boş kalmasını önlemeyi ve hak sahiplerinin nakit alacaklarına bir an önce kavuşmalarını sağlamayı hedefliyor. Sürecin iki aşamalı olarak yapılandırılması, bir yandan mirasçılara tanınan önceliği korurken, diğer yandan da satışın belirsiz bir süreye yayılmasını engelliyor. Bu sistem, hem mülkiyet haklarını koruyacak hem de serbest piyasa koşullarında etkin bir denge kurulmasını sağlayacak şekilde işleyecek.
Açık Artırmaya Katılmak İsteyenlere Yüzde 10 Teminat Şartı Getiriliyor
Yeni kanun tasarısında önemli bir ayrıntı da ihalelere katılmak isteyenler için getirilen teminat koşulları oldu. İster hissedarlar arası ilk ihale olsun, ister genel katılıma açık ikinci ihale olsun, süreçte yer alacak her katılımcıdan nakit teminat yatırması zorunlu olacak. Açık artırma için teklif vermek isteyenlerin, resmi bilirkişilerce mülk için belirlenen muhammen bedelin yüzde 10'u kadar teminatı banka hesabına yatırmaları gerekecek.
Bu yüksek teminat uygulaması, ihalelerin ciddiyetini azaltacak sağlıklı olmayan tekliflerin engellenmesini ve süreci uzatma niyetinde olan kötü niyetli girişimlerin bertaraf edilmesini amaçlıyor. İhaleyi kazanıp ödeme yapmaktan vazgeçen ya da süreci kasten uzatan katılımcıların yatırdıkları bu yüzde 10’luk teminat doğrudan hazineye kaydedilecek. Katı teminat koşulu, gayrimenkul satışlarının daha şeffaf, hızla ve güvenilir bir ortamda gerçekleştirilmesini sağlayacak.